kimden: ahmet uhri
başlık: izmir atatürk lisesi
biçim: elektronik posta metni
Sen benim Kültür ve Edebiyat Kolu (o zamanki deyişimizle Ekin ve Yazın Kolu) başkanımdın. Ben de kol üyesi. Kıvılcım isimli bir dergi çıkartmak istemiştik. Sen Lise 3 öğrencisiydin ben de Lise 2 öğrencisi. Edebiyat hocalarımız Bünyamin Gündüzalp ile Birgül Çirik bizi istediklerimizi yapmak konusunda özgür bırakırlardı ve iyi ki de öyle yaparlardı. Bir de Mamfi (Yuvana Dön Sıtkı!) vardı. Genç Öncü'nün akşam seminerlerine davet etmiştiniz bir keresinde beni. Sonra İzmir Devlet Tiyatrosu'nda Orhan Kemal'in Teneke'sini izlemiştik. Cezmi Baskın ve diğerlerinden. O zaman devrime inanmıştım. Solculuk benim için hem bir oyun hem de macera idi. Bir de Göztepe maçları vardı. Sen biraz da beni ve Mamfi'yi küçümserdin; maça gidiyoruz, lumpen davranıyoruz diye. Sonra sen Fen Fakültesi’ne gittin. Arkasından da o korkunç yıllar geldi. Siyah-beyaz anımsadığım yıllar. Başka başka yerlere savrulduk. Uzun bir süre senden haber alamadım. Ta ki Bienal’de çalışmalarını görene kadar. Ve şimdi, Yalçın Çıdamlı ve Arzu'dan senin bu projeni ve adresini dün gece öğrendim. Bugün de yazdım. Okul Numaram 552 idi, ismim ise Ahmet Uhri. Beni anımsayacağını umuyorum. Bir de Semih Kaplanoğlu vardı. Bu Semih şimdi yönetmen olan Semih mi? Fotoğrafları çok yaşlı. Seninkiler de öyle; o fotoğrafların içinden bildiğim tek resim soldan üçüncüsü. Diğer Hakanlar bana yabancı; ancak yine de içinde bir tanışıklık var gibi. Bense, bana göre hiç değişmedim. Her sabah aynı yüzü görüyorum aynada ve aynalar hep yanımda. Onları kaybetmemek için çok uğraştım. Ve bir tablomu yaptırdım, benim yerime yaşlansın diye.
Sevgiyle.
Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder